Kalkınma ve nitelikli bir sosyal içerme politikası belirlemek arasında yüksek bir ilişki bulunmaktadır. Kırılgan grupların yaşamlarını kolaylaştıran ve haklarını gözeten politika ve hizmetlere öncelik verilmesi ekonomik büyümenin, toplumsal istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın ön koşuludur.
2019-2023 dönemini kapsayan On Birinci Ulusal Kalkınma Plan’ında kırılgan grupların içerilmesi ekonomik, sosyal, kentsel, teknolojik, çevresel kalkınma ve yerel yönetim mekanizmalarına katılım bağlamında ele alınmaktadır. Planlarda kırılgan grupların ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımı, üretkenliklerinin artırılması, bilgi ve beceri kapasitesinin geliştirilmesi için işlevsel politika ve hizmet önerileri bulunmaktadır.
Sosyal içerme sosyoekonomik yönden görece zayıf kesimlerin ve bu kesimlere yönelik kapsayıcı koruma ve destekleme ihtiyacının en geniş ve çok yönlü biçimde ele alınması anlamına gelmektedir. Bireyin sosyal, özel ve kamusal alanda tanınmasına vurgu yapan sosyal içerme, eğitime, istihdama, kültüre ve sivil alana dayalı erişim kanalları aracılığıyla toplumsal ilişkiler ağına katılımını sağlayacak politika ve hizmet aracıdır.
Sosyal içerme konusunda dikkate alınacak en önemli referanslardan biri On Birinci Kalkınma Planı’dır. Plan’da bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması amacıyla ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi güçlendirmenin bir yolu olarak sosyal içerme konusu üretkenliği artırma ve yaşam kalitesini iyileştirme çerçevesinde ele alınmıştır.
‘’Kalkınmanın oluşturduğu refahın tüm toplum kesimlerince hissedilmesi ve yoksulluğun azaltılması önem taşımaktadır. Gelir dağılımının iyileştirilmesi, dezavantajlı kesimlerin gözetilmesi, sosyal yardım ve sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması bu alanda temel politika öncelikleri olacaktır’’ (11. Kalkınma Planı).
Bir Bakışta Bölgemizde Sosyal İçerme
Bölgemiz genç ve çocuk nüfusun dolayısıyla bağımlı nüfusun yoğunluklu olduğu bölgelerden biridir. Gençler ve çocuklar için kapsamlı sosyal politika hedeflerinin belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
Bölgede sivil toplum kuruluşlarının nicelik olarak fazla olması ile sivil toplum kuruluşlarının niteliği bakımından ters bir orantı söz konusudur.
Bölgemizde ilgili kurum ve kuruluşlar aracılığıyla engelli, yaşlı, gençler, işsizler, çocuklar, göçmenler ve yoksullara yönelik birtakım faaliyetler hizmetler sürdürülmektedir. Ancak kapsamlı bir sosyal içerme için kırılgan gruplarla ilgili alanlar ekonomik, kültürel, kentleşme, istihdam, altyapı, karar alma mekanizmalarına katılım gibi çok kesişimli çözüm araçlarıyla iyileştirilmelidir.
Gaziantep özellikle ekonomik gelişmelerde bölgenin lokomotifi konumundadır. Bu nedenle bölgenin ekonomik göstergelerdeki ortalaması görece yüksek iken sosyal göstergelerdeki göreli geri kalmışlık göze çarpmaktadır.
TRC1 Bölgesi illerinde yoğun göçmen nüfusunun olması ve görece sosyal uyum halinde bir arada yaşamaları önemli sosyal dayanışma göstergelerinden biridir. Bununla birlikte göçmen nüfus ile ev sahibi halk arasındaki hak temelli uyumu sağlayabilmek için kapsayıcı politikaların geliştirilmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesi önem arz etmektedir.
81 İlde Türkiye’nin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi’nin bulgularına göre; Gaziantep 39., Adıyaman 66. ve Kilis 54. sırada yer almaktadır. Bölge illerimiz toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitim ve üretim faaliyetlerine katılım alt endekslerinde düşük değerlere sahiptir.
SEGE bulgularına göre Gaziantep, rekabetçi ve yenilikçi kapasite boyutundaki değişkenlerde Türkiye genelinde üst sıralarda yer alırken eğitim, sağlık ve yaşam kalitesi boyutundaki göstergelerde Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır. Adıyaman yaşam kalitesi, eğitim, sağlık ve istihdam boyutundaki değişkenlerde ilerleme kaydetmesi gereken iller arasında konumlanmıştır. Kilis ise sağlık ve eğitim boyutundaki göstergelerde göreli olarak iyi değerlere sahipken özellikle istihdam ve yaşam kalitesi değişkenlerinde ülke ortalamasının altında değerlere sahiptir.
Sosyal kalkınma, sosyal içerme ve sosyal sermaye birikimi açısından bakıldığında TRC1 Bölgesi görece zayıf performans sergileyen bölgeler arasındadır. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması’na (SEGE) göre TRC1 Bölgesi 26 bölge arasında 16. sıradadır. Bölge illerine bakıldığında, Gaziantep 30., Adıyaman 66. ve Kilis 62. sırada yer almaktadır.
Bölgede Sosyal Kalkınmayı Güçlendirecek Destek Mekanizmaları Yürüttük
2010 yılından bu yana bölgede mali destek programları (MDP), Güdümlü Proje Destek Programı (GPD) ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) aracılığıyla bölgede sosyal kalkınmayı sağlayacak destek programları yürüttük. Bu doğrultuda, kırılgan grupların istihdam, eğitim, kentsel hizmetler, yaşam kalitesi, sağlık alanında yaşadıkları sorunlara çözümler ürettik. Kırılgan grupların hizmetlere erişimlerini kolaylaştırdık.
Sosyal Uyumun Politika Araçlarını Belirleyecek Araştırmalar ve Analizler Yaptık
Bölge aktörlerinin işbirliği ve katkısıyla göç ve sosyal uyumla ilgili araştırma raporları ve politika belgesi hazırladık. Bu kapsamda göç ve göçmen profili, göç yönetimini iyileştirecek stratejiler belirlenmiştir. Bununla birlikte Suriyelilerin Gaziantep ekonomisine etkisine yönelik analizler yapılmıştır. Söz konusu araştırma raporları Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi işbirliğinde hazırlanmış olup olası politika ve hizmet belirleme ve akademik çalışmalara altlık oluşturacak niteliktedir.
Kooperatifçilik Bilgilendirme Semineri Düzenledik
Bölgede kooperatifçilik kapasitesinin geliştirilmesi ve kırılgan gruplar için geçim kaynaklarına erişimin kolaylaştırılması amacıyla Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’yle kooperatifçilik bilgilendirme semineri gerçekleştirdik.
Göçmenler ve Ev Sahibi Halkı Bir Araya Getirecek Kapasite Geliştirme Programları Yürütüyoruz
TRC1 Bölgesi özellikle Gaziantep ve Kilis’in sınır bölgesinde konumlanması nedeniyle göç nüfusunun yoğun olduğu bölgelerden biridir. Bu nedenle, Mülteciler İçin Mali Destek Programı (FRIT II) kapsamında uluslararası işbirliği ile iki önemli programa ev sahipliği yapacağız. Dünya Bankası ve Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’yle birlikte yürüteceğimiz Suriyeliler ve Ev Sahibi Topluma Yönelik Sosyal Girişimcilik Güçlendirme ve Uyum Projesi’yle (SEECO) kadın girişimciler başta olmak üzere genç işsizlere yönelik sosyal girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik kapasite geliştirme ve mali destek programı yürüteceğiz.
Gaziantep ilinde Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi ve Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü işbirliğinde Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi’ni (ENHANCER) hayat geçiriyoruz. Ev sahibi topluluğun ve Suriyelilerin hedef grup olduğu projede gençlerin girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesi ve mali desteklerle iş kurma imkanlarının artırılmasını hedefliyoruz. Böylelikle iki halk arasındaki toplumsal ve ekonomik uyumun geliştirilmesine katkı sağlamayı planlıyoruz.
Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı Uyguluyoruz
Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunları gidermeyi, değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık vermeyi, toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamayı, istihdam edilebilirliği artırmayı, sosyal içermeyi, sosyal girişimciliği ve yenilikçiliği desteklemeyi, sosyal sorumluluk uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefleyen bir programdır. 2019 yılında Gaziantep’te 2, Adıyaman’da 1 ve Kilis’te 1 SOGEP projesi desteklenmiştir. Projeler kırılgan grupları eğitim ve istihdam sağlamak amacıyla içermektedir. SOGEP programını kırılgan grupların sorunlarına nitelikli çözümler getirmek amacıyla önümüzdeki yıllarda devam ettireceğiz.
Yönetim Danışmanlığı Programını Başlatıyoruz
Program ile firma ve kooperatiflerimize;
- Kaynak Verimliliği alanında firmalarımızın mevcuttaki kısıtlı kaynakları etkin şekilde kullanabilmelerini sağlayacağız.
- Kurumsallaşma ve Sürdürülebilirlik alanında daha güçlü bir organizasyon ve yönetim yapısına sahip hale gelmeleri sağlayacağız.
- Pazarlama ve Markalaşma alanında ürettikleri ürün ya da hizmetin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma gelmeleri sağlayacağız.